Kayıtlar

c o r o n a : bir sahte mesihin anıları

Bildiğiniz üzere Wuhan'dan dünyaya bir virüs yayıldı. Adına ise Corona dediler. Bu virüs bana sahte peygamberleri, mesihleri anımsatıyor. Çünkü çalışma mantığı aynı. Gittiği yere manipulasyon ve paniği de götürüyor. Adeta kaosa hizmet ediyorda denilebilir bunun için. Tabi bunu tek başına yapmıyor. Medya ona destek oluyor. Medya aracılığı ile çeşitli çıkar savaşçılarıda bu işe dahil oluyor. Siyasette bir saldırı mezesine dönüşüveriyor bu sahte corona mesihi. Sonra tartışma programlarında bir anda sıkışılan yere sokuluveriyor. Ardından satılmayan, rafta kalan ürünlerin satışı için kullanılmaya başlanıyor. Muhteşem bir araca dönüşüyor. Tek yaptığı bulaşmak ve bulaştığı yerdeki takipçilerine kendilerini gösterebilmeleri için fırsat ortamı yaratmak.... NE DÜZEN AMA DEĞİL Mİ?? Bir virüs laboratuvardan kaçıyor ve dünyaya yayılıyor. Çin'in ekonomisini durdurup Amerikalıların ekmeğine yağ sürüyor. Sokaklarda insanlar sıkı yönetim şartlarına maruz bırakılıp, nazist yöntemlerle avlanı...

SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLER SONUNDA SİZE SAHİP OLDULAR!!!

Bu aralar maddeye tutunmak ve hayvanlardaki mülkiyet mantığı üzerinde düşünüyorum. Hayvanlar biz insanlar gibi şeyleri sahiplenmiyorlar. Bir köpeğe oynaması için verdiğiniz top o köpek için günü geçirmek için bir uğraşıdan başka bir şey değildir. Hayvanlarda meşguliyet bulma ve bir şeylerle uğraşma mantığı vardır. İç güdüsel hareket ederler ve bu iç güdüsel hareketlerinde temel ihtiyaçları dışında bir şeylerle uğraştıkları zaman bu durum tamamen vakit geçirme ile alakalıdır. Yani bir köpeğe verdiğimiz top ile bir insan çocuğuna verdiğimiz topun, iki varlığada çağırıştırdığı değerler farklıdır. Peki neden böyle bir örnek verdim ben??? Çünkü içinde bulunduğumuz dünyada insanlar şeyleri sahiplenmeyi bir adet haline getirmiştir. Bugün bir kadının yeni aldığı giysiyi elinden aldığınız zaman vereceği tepkiyi aşağı yukarı hayal edebilirsiniz. Ya da son model bir telefon almış olan bir gencin telefonunun camının kırıldığını hayal edin. Verilen tepkiler birbirlerine çok benzerler. Burada anla...

Kuşlar Dedikodu Yaparlar Mı?

İnsanlar gibi kuşlarında bir iletişim ağı vardır. Bilgiyi belli oranda birbirleri ile paylaşabilirler. Dağ güvercinleri özellikle bu konuda enteresan bir seviyededir. Birbirleri ile olan kontakları oldukça insanidir. Elektrik tellerine konarlar, ağaç dallarına tırmanılar, pencerelerin kenarlarına gelirler ve hep bir merak, gözlem içindedirler. Bu huyları dikizci teyzelere benzer. Meraklı meraklı başklarını süzümleyen teyzeler bir süre sonra elde ettiği bilgiden çıkarımlar yaparak bir fikir üretimine girerler. Bu fikirlerini başkaları ile paylaştıkları vakit buna toplumda ''dedikodu yapmak'' denir. İşte bu kuşların bu dikizci tavırları bana dedikoducu teyzeleri anımsatıyor. Belkide kuşlarda kendi aralarında dedikodu yapıyorlardır. Bu dikizci tavırlarının arkasında sadece 'yemek arama' düşüncesinin olduğunu düşünmek bana biraz yetersiz geliyor. Çünkü metabolik farklılıklardan ötürü bu canlılar oldukça az yiyerek uzun mesafeler katedebilme becerilerine sahiptirle...